Ağır Sanayide Pornografik ÖğelerAğır Sanayide Pornografik Öğeler
Sanayi deyince bir kısmınızın gözünde asık suratla mavi tulumlarla hiç durmadan kaynak yapan insanlar, bir kısmınızın gözünde de gelir düzeyi düşük insanların sahip olduğu anlamsız neşeyle müzikalde gibi şarkı söyleyerek falan çalışan insanlar canlanıyor değil mi canlarım ?
Yani eminim daha farklı şeyler düşünenleriniz de vardır ama bu bence iki genel bakış açısı.
Misal sanayide çalışıyorum dediğimde beni de herkesin saniye kadar da olsa mavi tulumla yağ pas içinde hayal ettiğini biliyorum. İlle sanayi deyince kirlenicez ya.
Halbuki sanayi yeri geldiğinde çok ilginç ve çok eğlenceli bir yer olabiliyor. İlginç insanları, insanların doldurduğu formları ve acayip terimleriyle bir çok komedi filmine taş çıkartacak hale gelebiliyor. Siz de içinde olsanız siz de çok eğlenebilirsiniz.
Mesela bir gün işyeri hekiminiz sigaranın sağlığa zararlarıyla ilgili bir konferans verdikten sonra işçilerinizden birisi “Hocam, sigara için şeytanın dışkısından türemiştir diyorlar” diyebilir ve diğer işçiler güldükten sonra “Ne gülüyosunuz bu bilimsel olarak kanıtlanmış” diyebilir.
Ya da başka bir işçiniz üretim formuna matkabı yağlayarak çalıştığını “matkap her baskıda yalandı” yazarak ifade edebilir.
Veya bir işçinize verdiğiniz, fiyatı 1 lira olan iş gözlüğünü o işçi kırınca arkadaşları o gözlük çok pahalı diye korkutursa o işçiniz fabrikadan bir şey derler korkusuyla o gözlüğü dışarıda 25 liraya yaptırabilir.
Ya da kodaman müşterilerinizden birisi sizi çok sevdiğini dile getirmek için patronunuzun yanında “ben bu kızı yerim yeaaa” diyebilir. Siz de elinizi kolunuzu nereye koyacağınızı şaşırabilirsiniz. Halbuki adam 60 yaş civarındadır ve tek derdi sizi uyuz etmektir.
Tüm bunlar olabilir de, ben her sanayi çalışanının o terimlere nasıl alıştığını çok merak ediyorum açıkçası. Artık bana komik gelmiyo ama hazırlıksız yakalanınca yine de gülüyorum.
İlk işe başladığımda merak ettiğim terimler erkek-dişi olmuştu, cahillik tabi, biraz düşünsen bulursun aslında. Ama ben onun yerine gidip –her çiçeği burnunda öğrenme heveslisi mühendis gibi- 2 ustaya sordum. “Usta, neye göre erkek dişi diyoruz biz bu kalıpların elemanlarına?” .. Bir süre sessizlik oldu tabi, sonra çıkıntı girinti hesabından bi şekilde anlattılar.

(işte bu resimde de gördüğünüz gibi çıkıntılı olan erkek -takdir edersiniz ki, içinde çukur olan mavi kısım da dişi, bakın siz benim gibi çile çekmeden öğrendiniz)
Sonra patron benim sorduğum bir soruya cevap verirken öpüşmeyi anlattı. Bu da kalıbın erkekle dişisinin hiç boşluk kalmadan birbiriyle örtüşmesi anlamına geliyo. Bence öpüşme diyerek çok kibar davranmışlar. Zira bizim Türklere kalsaydı buna isim bulma işi, kesinlikle bu böyle kalmazdı.
Neyse sonra bir gün toplantıda bir parçadaki hatanın giderilmesi için kalıpta yapılacak tadilat üzerinde tartışıyoruz, bizim ustalardan birinden şöyle bir ses yükseldi sessiz zamanda: Ben onun memelerinin uçlarını traşlarım.
Yani tamam bu terimlere çok alışığız, özellikle meme demediğimiz gün geçmiyo (harika kullanışlı bir kelimeymiş gerçekten) (Meme kelimesine sanayiciler sosyomattan daha alışık yani, gerçekten inanılmaz) ama dayanma sınırımız da bir yere kadar. Zaten öyle vurgulu söyledi ki sonra kendini şöyle düzeltti :Elmas eğeyle traşlarım, elimi sürmem korkmayın
Yalama olmak diye bişey var mesela. Evlerden ırak…
Ya da bi beyin fırtınası esnasında problem kök nedeni araştırırken sınıflamada fikir türeten bi arkadaşım peki kalıp insana girer mi? dedi. Bence girmezdi o ayrı.
Onu geçtim bunun ağzından dalalım çapını genişletelim sonra tekrar bakarız olmazsa kaynağa göndeririz gibi cümleler var.
Yani biraz dikkat etsen konuşulanlara, dışarıdan biriymişçesine yaklaşsan akşama kadar gülersin.
Ayrıca buradan bu blog aracılığıyla, bana stajyer olarak ya da proje oluşturmak için gelen tüm öğrencilere sesleniyorum : tüm bu terimleri size söylememdeki neden, sırıtmanızı engelleyip engelleyemeyeceğinizi görmek istememdi.
Neyse, hepinizi yıl sonuna kadar çay içmeye beklerim, sonuçta sanayi misafirperverdir, anaçtır.
San’ayi ve san’ayicinin dostu horoyinden geliyor o zaman : çalışmak sevmekten daha zor geliyor
13 Ekim 2009 tarihinde sosyomat için yazılmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder